Kayıtlar

Dert Bendeyse Derman Kimde?

Resim
                               Pazartesi sendromlu bir pazar gecesinden merhaba dostlar! :)) Yalnız bu merhaba'lı girişlere çok alıştım. Yazma isteğiyle gelip nasıl bir giriş yapacağımı bilemediğimde eli boş geri dönmelerimin önünü kesti. :)) İzninizle bir süre daha bunun ekmeğini yemek istiyorum a dostlar!       Geçtiğimiz hafta yine envai çeşit ilacı ve spreyi komodinin üzerine serdiğimiz günler yaşadık. Evet, doğru bildiniz, şu malum salgına biz de yakalandık. Önce Miray, sonra ben... Tam eşimin bağışıklığına "Vay anasını sayın seyirciler!" diyerek şapka çıkartacakken bugün o da hastalık bayrağını devraldı. Nazar ettim adama, iyi mi?       Bu hastalığın en güzel tarafı iki gün okula gidememekti. Doktor daha fazla rapor verecekti halime acıyıp ama bilirsiniz, dünyayı ben kurtaracağım. "Neyime gerek o kadar dinlenme, iki güne dipçik gibi olurum." dedim. Doktordan çıkınca bir pi...

Çıtır Ama Kırılmaz

Resim
   Günaydın herkese :)) Hafta sonuna son bir gün kala, havaların da açmasıyla ne güzel bir sabah, değil mi ?:) Ve son günlerde öyle güzel uyuyorum ki, yedi saat uyku benim ilacımmış meğer :)     İş yerindeki durumları sizlerle paylaşmıştım. Sanırım o sorunu büyük oranda çözdüm. Hem de kendi tarzımda. Çirkefleşmeden.     Hande Hanım, etik prensiplerime aykırı olduğunu düşündüğüm ve beni disiplin kurulunun bir parçası gibi gösterecek bir görevi yapmam konusunda oldukça ısrarcıydı, biliyorsunuz. Oysa benim açımdan süreç zaten yeterince netti. Disiplinle ilgili bir olay rehberlik servisine geldiğinde öğrencilerle tek tek görüşürüz, gerektiğinde aileleriyle görüşürüz. Olayın öğrenciler üzerindeki psikososyal boyutunu değerlendirir, öğrencilerin ifadelerine yer verir, konuyla ilgili görüş ve önerilerimizi tarafsız bir şekilde, öğrencinin iyiliğini gözeterek rapor halinde sunarız.    Bu süreç tahmin edebileceğiniz gibi zaman ve emek isteyen bir iş. Sonra...

Hayatımızdaki "Güm" Sesleri

Resim
   Nemli ve henüz gün ışığını göstermeye niyeti olmayan bir havayla başladık haftanın son iş gününe. Cuma gününe erdiğimiz için hava da romantik geliyor, içtiğim çay da :)) Birazdan güneş ister açar ister açmaz, sorun değil; keyfim yerinde.     Bazı hafta içleri beş günden uzun sürüyor arkadaşlar. O kadar yoğun ve duygusal açıdan çalkantılı bir süreçti ki... Biraz büyüdüm sanki. Artık sınırlarını daha iyi çizen, hoşlanmadığı insanlarla iletişimini sadece iş ilişkisiyle sınırlı tutup mesafe koyan ve de açıklamalara girmeyen bir Annabell var karşınızda. Kendimden yana gururluyum, alnımdan öpesim var. :) İnşallah bu duruşumu sürdürülebilir bir hale getirebilirim.    Eşimle okuldaki mevzulardan konuşuyorduk, o da kendi kurumundan örnekler verdi. Şey dedi hatta: “İşini huzur içinde yapabilmenin yolu bazen o istemediğin tartışmayı yaşamak, sınırını çizmek ve sonrasında gelecek soğuklukla baş etmek. Ama sen tartışma kısmı için gerilme. Bence gayet de iyi beceriyor...

Savaş Boyalarımı Sürdüm, Bekliyorum

Resim
      Selaaam!      Böyle enerjik bir selam vermiş gibi oldum sanki değil mi? Değil anam, hem de hiç değil.      Okulun ilk haftası yükselen gerginlik seviyemi ,regl öncesi agresifliğimi ve de delişmen duygularımı yanıma alıp da geldim. İyi halt ettim :)))      Arkadaşlar nerede zor karakterde insanlar var aynı kurumda toplanmışız gibi bir şey olmuş. Deli deliyi bu okulda bulmuş gibi olmuş. İçinden bir türlü çıkamadığım, başka kurumlara bakamadığım, " Aman bee banane" Diyemediğim bir durumdayım.      Kimin ne halt olduğunu hissettiğim, bazen o kişinin kendisi bile ne mal olduğunu anlamazken benim sünger gibi o mallığın negatifliğini içime çektiğim, bu yapımdan ötürü kendimle yer yer dargın düştüğüm bir haldeyim. Bık-tım! Bıktım!       İçimdeki zehri daha farklı nasıl akıtabilirim bilmiyorum. Kendimi işe veriyorum, haftaya öğrencilerin geleceğini düşünüp umutlu kalmaya çalışıyorum,  sınır ...

"Deliliğin Hep Aynı"

Resim
    Selamlar dostlar!     Görüşmeyeli bir yaş daha aldım iyi mi? Artık 33'lük bir hatun olarak yazıyorum, Allah'ım daha nice yaşları en güzel haliyle görmeyi nasip etsin diyeyim, ne diyeyim?    Miray yaz tatilinde gece 00.00 dan önce uyumadığı için onu uyuttuktan sonra, salonda tv izleyen kocamın karşısına geçip sordum: " Bende bir değişiklik fark ediyor musun? " diye.  Adam şaşırdı, lavaboya diye gidip saçlarımın ucundan almama alıştı artık, saçlarıma daha dikkatli baktı, bir aklı karıştı filan. " Yooo, noldu ki? " Dedi tüm mahmurluğuyla.  Ben de dedim: " E 33 yaşına girdim işte!! Bak bakalım 33 gibi duruyor muyum? " Dedim.  O tabi güldü: " Deliliğin hep aynı. " Dedi. Sevdim bu cevabı.       Bu deliliğin kıymetini 20'li yaşlarımda fark edemedim, ama şimdi Smeagol'un yüzüğe hayranlıkla bakıp " Kıymetlimisss" demesi gibi göğsümde taşıyor, çok seviyorum.      Kendimde sevdiğim özellikler Aslan burcumun etkisiy...

Erzurum'da Yaz Günleri

Resim
   Memleketimin kadim şehirlerinden birinden, Erzurum'dan merhaba!      Siz bu satırları okurken ben Bursa'ya doğru yola çıkmış olacağım ama olsun, size bir de buradan "Merhaba"  deme fırsatını kaçıramazdım! :))      Efendim eşim Erzurum'lu olduğu için ve de anne babası burada yaşadığı için geldik buralara. Bu sefer uçakla gelelim dedik, halt ettik! Meğer araba, gezme konforu açısından ne büyük lüksmüş, taksiler binmeyeli ne kadar pahalanmış, otobüsler her şehirde mi bu kadar kalabalık olurmuş, çok şükür hepsini deneyimledik.     Bursa'daki yoğun ve koşuşturmacalı hayattan sonra zamanın aşırı yavaş aktığı bir yere geçiş yapmak gibi geldi. Yaşlı insanların gönlünü eylemek güzel, onlarla sohbet etmek de çok güzel... Ancak onların ritminde yaşamak biraz sıkıcı!      Yine de Bursa'nın aşırı sıcaklarında oralarda olmak da bir lükstü elbette. O kadar güzel uykular uyudum ki, göz altımdaki koyu halkalar bir açıldı, parl...

Bağ Meselesi

Resim
               Sıcak havalar geri mi geldi arkadaşlar? "Neden uyuyamıyorum ben ya? " diye yatakta dönüp dururken kendimi burada buldum. İyi de oldu aslında :))        Son günlerde bağlar üzerine düşünüyorum ve bunu sizinle de paylaşmak istedim. Yani size de ilginç geliyor mu bu konu? Bir bağın kurulması için bazen o kişiyi yüz yüze görmeye bile gerek kalmaması... Ya da yıllar geçse, hiç görüşülmese bile o kişiye karşı hislerimizin hâlâ dumanı üstünde tüten bir ekmek gibi taze kalabilmesi...    Çok sevdiğim arkadaşlarımdan bir tanesi internetten biriyle tanıştı. (Bilimsel araştırma forumundan tanıştılar arkadaşlar, date şeysinden değil hahahaha :)) İki aya yakın konuştular, birbirleriyle arkadaşlığın ötesinde esprili, özel ve de güzel bir bağ kurdular. Çocuk yurt dışında olduğu için henüz yüz yüze buluşamadan puf oldu. Bir anda iletişimi kesti, (ghostlamak deniyormuş buna) arkadaşımın mesajlarına -nedensiz bir şek...