Kahvaltı Sevenler Kulübü
Allah'ım çok şükür havalar biraz serinledi de nefes alabilir duruma geldik. Sizin de aklınıza havalar çok sıcakken Emre Altuğ'un Sıcak şarkısı geliyor mu? Ve de klibi, hahhaha :)) Zamanında neler izlemişiz gençler biz öyle, nelerle büyümüşüz :)) Böyle bir girişten sonra da ne anlatacağımı unuttum. Aklıma şimdi de Yabancı Damat'ın Nazire'si geldi. O diyor ya bir bölümde " Ben çok seviyorum Cinsel şeyler, ondan konuşalım" Diye, hahahhaa galiba ben de seviyorum ama, neyse konumuz o değil :))
Arkadaşlar yarın kahvaltıya misafirim var. Siteden komşum Emine ve köpüşü Venüs yarın bizimle olacak ve ben de bugün mutfakta Damy's Kitchen'ın dereotlu poğaça tarifini yaptım ve gerçekten güzel oldular :) ( İki tane yedim. Biri sıcakken biri soğuduktan sonra, tat analizi şeysine :)))
Kahvaltı hazırlamayı çok sevdiğimden kahvaltıya sevdiğim insanları çağırmayı da çok seviyorum. Böyle çay eşliğinde uzun uzun konuşup kahvaltı yapmak, ardından kahveyle devam etmek; ama yediğin şeyler için çok da suçlu hissetmemek ( günün ilk öğünü, yakarsın be canım) harika şeyler bence!
![]() |
| Bugünkü kahvaltıdan :)) |
Bir de çocuklukta kahvaltının değeri yeterince bilinmiyor bence. Miray'a kahvaltıda çoğu zaman ne yedireceğimi şaşırıyorum, çünkü yemiyor. Havuç, salatalık ve yaban mersinlerinden çiçekli tabaklar hazırlıyorum da anca o zaman bir şeyler yerse, o!
Çocukken ben de kahvaltıyı çok sevdiğimi hatırlamıyorum. Ama benim amcamın eşi de tam bir kahvaltıseverdi ve sucuklu yumurtasından zeytinyağlı patlıcan-biber közlemesine kadar neler neler yapardı. Ben çocuk aklımla bile verilen emeği, bu zengin masayı fark eder ve dahası iştahım açıldığı için bayıla bayıla yerdim.
Bu akşamki yürüyüşümde eşlikçim " Yedik İçtik" Podcast yayınıydı. Hatice Aslan'ı misafir ettikleri bölümü dinledim ve çok hoşuma gitti. Yediğimiz yemeklerin, çocukluğumuzda kurulan sofraların duygusal hafızamızda önemli bir yeri olduğuna inanırım hep ve bu podcast serisi tam bana göre dedim. Hatice Aslan ile olan yayınlarını da gerçekten beğendim.
Daha önce de dediğim gibi gece yatmadan önce yarın kahvaltıda ne yiyeceğimi düşünüyorsam mutluyumdur arkadaşlar. Çok şükür, mutluyum. Bir tatil rutinimiz oldu ve bu rutin bana çok iyi geldi. İnsanlardan ve kaostan uzakta, sadece seçtiğim kişilerle sosyalleşmek de öyle... :))
Peki o halde, siz yarın kahvaltıda ne yiyeceğinizi biliyor musunuz?

Ben de kahvaltıya bayılırım ama belki senede 3-5 defa anca ediyorum o bayıldığım uzuuuun geniiiiş sohbetli kahvaltıları.. Çok sevindim komşulu kahvaltına, dereotlu poğaça mı hmmmmm, sıcakken hele offfff, ellerine sağlık!
YanıtlaSilCanımsın, çok teşekkür ederim :)) Damy's Kitchen'ın bu poğaça tarifi efsane bence, tam buğday unuyla da efsane oldu, denemelisin Ceren :)
SilYarınki kahvaltıya bence Nazire'de davet edilmeli, fazlaca hakediyor ehe. Yaş almanın en güzel yanlarından biri de bu galiba. Bir de o masada çay varsa mis.
YanıtlaSilBen de çaysız kahvaltı yapamam :)) Yalnız Nazire olsa gülmekten yiyemezdik herhalde hahhaha :)
SilEmre Altuğ'un o klibi şimdi yayınlansa yer yerinden oynardı :) Ama kahvaltıya bizi çağırmadın Annabell alacağın olsun :) Belki bir gün Bloggerlar kahvaltısı yaparız hep beraber :)
YanıtlaSilBak ne güzel fikirler bunlar, hadi inşallah diyelim 😅🙏
Silama bu yapılmaz ki yaaa :D
YanıtlaSilÜzgünüm ama üzgün değilim :)))
SilKahvaltının sadece bir öğün değil, insanları bir araya getiren küçük bir mutluluk alanı olduğunu çok güzel anlatmışsınız. Özellikle çocuklukta kurulan sofraların ve aile büyüklerinin hazırladığı yemeklerin hafızada bıraktığı izlere değinmeniz yazıya ayrı bir sıcaklık katmış. Bence insanın bazı yemekleri yıllar sonra bile hatırlamasının nedeni lezzetinden çok, o sofralarda yaşadığı duygular. Çay, sohbet, poğaça ve sevilen insanlar bir araya gelince ortaya gerçekten güzel bir hayat ritüeli çıkıyor. ☕🥐 Böyle huzurlu ve samimi sofraların çoğalması dileğiyle. :)
YanıtlaSilNe güzel dediniz, çok teşekkürler, inşallah diyeyim :))
Sil