Savaş Boyalarımı Sürdüm, Bekliyorum

      Selaaam! 

    Böyle enerjik bir selam vermiş gibi oldum sanki değil mi? Değil anam, hem de hiç değil. 

    Okulun ilk haftası yükselen gerginlik seviyemi ,regl öncesi agresifliğimi ve de delişmen duygularımı yanıma alıp da geldim. İyi halt ettim :)))

     Arkadaşlar nerede zor karakterde insanlar var aynı kurumda toplanmışız gibi bir şey olmuş. Deli deliyi bu okulda bulmuş gibi olmuş. İçinden bir türlü çıkamadığım, başka kurumlara bakamadığım, " Aman bee banane" Diyemediğim bir durumdayım.

     Kimin ne halt olduğunu hissettiğim, bazen o kişinin kendisi bile ne mal olduğunu anlamazken benim sünger gibi o mallığın negatifliğini içime çektiğim, bu yapımdan ötürü kendimle yer yer dargın düştüğüm bir haldeyim. Bık-tım! Bıktım! 


     İçimdeki zehri daha farklı nasıl akıtabilirim bilmiyorum. Kendimi işe veriyorum, haftaya öğrencilerin geleceğini düşünüp umutlu kalmaya çalışıyorum,  sınır çizme adına  bir şeyler yapıyorum. Olmuyor anacım! 

   Bak gecenin kaçı oldu, hâlâ insanlara vereceğim cevapları ve de çeşitli restleri yumuşak-sert ve çeşitli formlarda sıralar durumda buluyorum zihnimi. Canına yandığımın kapatma düğmesi de yok ki, kapatıp rahatıma bakayım. 

    Kurumda idareciler arasında görev dağılımı yapılmış ve bilin bakalım en çok birlikte iş yapmam gereken idareci kim seçilmiş? Sınır tanımamakta doktora yapmış, sevimli olmaya gayret ederken ilk terslikte çirkefleşen Hande Hanım tabiiki! Ve daha ilk iki kişilik toplantımızda yönetmelikte olmayan, ama kendisi yazmışçasına emin konuştuğu bir şeyi görevimmiş gibi dikte etmeye çalıştı bana. Ben de bunun uygun olmadığını yönetmelikte de böyle bir ibare geçmediğini anlatmaya çalıştım. Kadın dinlemiyor ki! En son tatlı tatlı, bu istediğini müdür bey bana yazılı bir şekilde  tebliğ ederse yazılı şekilde reddeceğimi, soruşturma açılırsa da benim açımdan sorun olmadığını, "En azından doğrusunu hep birlikte öğreniriz. " diyerek  sustum. 

Hani böyle odada cızırtılar olur, bunu yalnızca iki kişi yüksek sesle duyar ya, heh tam da öyle bir andı. 

     Şimdi bu beni sözde çok seven, işimi sürekli öven, tatlış hanımefendiyle onun tarzında savaşmak istemiyorum. Kurumda anlaşmazlık yaşadığı insanlara neler yaptığını biliyorum çünkü. Ayrıca bu tarzın adı ne bilmiyorum, sahiden bilmiyorum! Ama onu tanıdığımdan beri bana hissettirdiği bu ikircikliliği de söküp atmak istiyorum artık! Bazı insanlar sadece mutsuz ve iyi niyetli değiller, o kadar! Sana yaptıkları o aşırı iyi niyetli davranış ve söylemler tam da hissettiğin gibi, sadece bir paravan, bir oyun! Asla samimi değil. Ve tüm bu yaşananlar da senin suçun değil. 

     Tamam belki biraz benim de suçum var. Samimi gelmiyorsa gelmiyordur arkadaşım. Ne diye kendi kendini manipüle edersin? Sana söylediği ve gösterdiği tavra tav olup kendi yorumlarını eleştiri yağmuruna tutarsın! Vallahi kendime kızasım var da, zaten en iyi bildiğim şeyi tekrar tekrar yapmak istemiyorum. Bu öfkeyi sahibine yöneltip öfkemi orada kullanmak istiyorum. Savaş boyalarımı sürdüm, bekliyorum. 

Çakkıdı

Yorumlar

  1. boyaların ne renk :) pembiş mi :) pıtırcıklı agresyon ✿

    bu arada blogta genel bi sorun var sanırım, yazın akışıma düşmedi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahah boyalarım gökkuşaklı :) Canım Burcu senin yazıların da benim yayın akışıma düşmüyor. Sanırım okuma listesi kısmı genel olarak sorunlu.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kahvaltı Sevenler Kulübü

Başka Bir Yerden Başlamak

Bağ Meselesi