Hayatımızdaki "Güm" Sesleri

   Nemli ve henüz gün ışığını göstermeye niyeti olmayan bir havayla başladık haftanın son iş gününe. Cuma gününe erdiğimiz için hava da romantik geliyor, içtiğim çay da :)) Birazdan güneş ister açar ister açmaz, sorun değil; keyfim yerinde.

    Bazı hafta içleri beş günden uzun sürüyor arkadaşlar. O kadar yoğun ve duygusal açıdan çalkantılı bir süreçti ki... Biraz büyüdüm sanki. Artık sınırlarını daha iyi çizen, hoşlanmadığı insanlarla iletişimini sadece iş ilişkisiyle sınırlı tutup mesafe koyan ve de açıklamalara girmeyen bir Annabell var karşınızda. Kendimden yana gururluyum, alnımdan öpesim var. :) İnşallah bu duruşumu sürdürülebilir bir hale getirebilirim.

   Eşimle okuldaki mevzulardan konuşuyorduk, o da kendi kurumundan örnekler verdi. Şey dedi hatta: “İşini huzur içinde yapabilmenin yolu bazen o istemediğin tartışmayı yaşamak, sınırını çizmek ve sonrasında gelecek soğuklukla baş etmek. Ama sen tartışma kısmı için gerilme. Bence gayet de iyi beceriyorsun, sadece karşında ben varmışım gibi düşün.” dedi. :))))) Hahahahah! Bu biraz gaz vermek gibi olmadı mı be adam, demedim. :))

    Belki de bazen böyle zor kişiliklerle ve durumlarla karşı karşıya gelip, bir süre kendimizden şüphe etme pahasına şöyle bir çalkalanmak gerekiyordur. O nedenle hayatımıza girip bizi zorlayan insanlara bir fırsat gözüyle bakmakta yarar var gibi. Tabii çalkalanma sürecinde her türlü söylenme hakkı serbest olmalı. :))

     


   Bir diğer iyi haber de kızımın bu sene okula daha güzel başlaması oldu. Tabii sabah ayrılırken bir alt dudak yaparak üzülüyor minicik ama renkli kavuşmalarla çözüyoruz bunu da. :) Kızım sınıfta kendisine yeni bir arkadaş bulmuş, her gün ondan bahsediyor. Birlikte yaptığımız kekten ona da götürmek istiyor. Allah’ım çok şükür. :))

    Dün okul çıkışı kızımla buraya yeni açılan File markete girelim dedik. Arabalar için park alanını kaldırımın üst tarafında bir yere yapmışlar. Gözüme kestirdiğim yere bir başkası girince kaldırımın alt tarafında boşalan yere gideyim dedim ve oradaki hesaplamayı iyi yapamayınca bildiğiniz arabadan güm diye bir ses geldi. Arabanın altını çakmış bulundum.

   Erkekler böyle şeylere daha çok üzülüyor gibi bir algı var ama bence yanlış. Hâlâ o sesi düşündükçe gözlerimi kapatarak bir irkiliyorum. Arabaya üzülüyorum. :)) Trafikte “Artık ustalaştım, kaza yapmam.” gibi bir evre galiba hiç yok. Her gün kullanıyor olsan da sürekli dikkatli olman ve hesaplamaları doğru yapman gerekiyor.

    İşte insan ve iş ilişkileri de biraz böyle gibi. Ne kadar kendine, iletişimine ve duruşuna güvenen özelliklerin olsa da bazen bir şey oluyor ve o “Güm!” sesini duyuyorsun...Öğrendiğin şeyi cebine atıp yola devam etsen de bu sefer başka, hiç beklemediğin bir güm sesi duyabilirsin. Ne diyeyim... Hayatımızdaki kazalar hep bu türden küçük kazalar olsun. Bir anda uyanıp Münker ile Nekir’i görmek de var. :)))

straumr- the gael

Yorumlar

  1. Münker nekir'e bağlayışın arabanın altını vurman gibi dank diye oldu 😉 okula severek gitsin hep bebeğin,annenin içini ferahlatır bu ♥️

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Başka Bir Yerden Başlamak

Kahvaltı Sevenler Kulübü

Bağ Meselesi