Çıtır Ama Kırılmaz

   Günaydın herkese :)) Hafta sonuna son bir gün kala, havaların da açmasıyla ne güzel bir sabah, değil mi ?:) Ve son günlerde öyle güzel uyuyorum ki, yedi saat uyku benim ilacımmış meğer :)

    İş yerindeki durumları sizlerle paylaşmıştım. Sanırım o sorunu büyük oranda çözdüm. Hem de kendi tarzımda. Çirkefleşmeden.

    Hande Hanım, etik prensiplerime aykırı olduğunu düşündüğüm ve beni disiplin kurulunun bir parçası gibi gösterecek bir görevi yapmam konusunda oldukça ısrarcıydı, biliyorsunuz. Oysa benim açımdan süreç zaten yeterince netti. Disiplinle ilgili bir olay rehberlik servisine geldiğinde öğrencilerle tek tek görüşürüz, gerektiğinde aileleriyle görüşürüz. Olayın öğrenciler üzerindeki psikososyal boyutunu değerlendirir, öğrencilerin ifadelerine yer verir, konuyla ilgili görüş ve önerilerimizi tarafsız bir şekilde, öğrencinin iyiliğini gözeterek rapor halinde sunarız.

   Bu süreç tahmin edebileceğiniz gibi zaman ve emek isteyen bir iş. Sonrasında disiplin süreci kendi usulü içerisinde ilerler. Benim görevimle disiplin kurulunun görevi arasında da böyle bir sınır olduğunu düşünüyorum.

    İşte Hande Hanım, soruşturma kısmında benim de yer almam konusunda çok emindi. Ben ise bunun hem mesleki sınırlarım hem de etik anlayışım açısından doğru olmadığını düşünüyordum. Üstelik zorunda olmadığım bir şeyin görevimmiş gibi ifade edilmesine de ayrıca sinir oluyordum. Bunu geçen sene güzellikle ifade etmeye çalıştım. Sonrasında disiplin işleri başka bir müdür yardımcısına devredilince de konu daha fazla uzamadan devam ettik.

    Bu sene disiplin işleri yeniden Hande Hanım'a verilince ve artık müdür de değişince, ben de daha net bir çıkış yapabildim. Ama bu durum beni bir yandan da ikircikli hissettiriyordu. Çünkü yeni gelen müdürle Hande Hanım'ın arasının iyi olmadığını biliyordum ve ben, idari nezaketi elden bırakmadan süreci yönetmek istiyordum. 

   Dün Hande Hanım kendiliğinden odama geldi ve risk altındaki öğrencilerle ilgili bilgi paylaşımı yaparken konu konuyu açtı. Artık ben açıkça şunu sordum:

 " Hande Hanım bakın, sizin de öğrenci iyiliğini düşündüğünüzden şüphem yok ( Azıcık yalan söyledim kabul, çaktırmayın :)) Ancak ben de sizinle aynı noktadan bakarak bunun doğru olmadığını söylüyorum. Ben bu soruşturma toplantılarına katılmayacağım. Normalde usulen müdüre gidip dilekçe de verebilirim konuyla alakalı. Ama hem sizin müdürle olan durumunuzdan dolayı hem de kurum içi iklim adına önce sizinle bunu netleştirmek isterim. Eğer sizinle anlaşamayacaksak ben müdüre bu görevi reddettiğimi ifade eden bir dilekçe yazacağım. İster o alsın ilçeye yollasın, ister mahkemelik olalım sorun değil. Emsal karar çıkar ne yapacağımızı biliriz." dedim. Hande Hanım bir anlayışla yaklaştı ki sormayın. Tamam dedi ve beni mesleki açıdan övmelere devam etti :) Onun cephede neler oldu bilmiyorum ama ben yeniden kendimi hiç olmadığım kadar özgür ve iyi hissetmeye başladım. 

      Bu sene meslekte onuncu yılım. Eskiden iş yerinde işler yürüsün diye gereğinden fazla sorumluluğu üstüme aldığım zamanlar oldu. Halbuki herkesin bir görev tanımı var ve kimse onların işlerini kolay hale getirince teşekkür etmiyor. Ya da sen bunu yapmaya devam ettiğinde insanlar kendi görevlerini unutup sana hesap filan sorabiliyor. Mesleki açıdan kırmızı çizgilerim hep vardı bu olay örneğindeki gibi...  Bununla birlikte basit gibi görünen fakat vakit alan  başka işleri bırakınca bana harika bir alan kaldığını fark ettim. Bu alanda ister biraz kafa dinlerim, ister bir sonraki çalışmamı planlarım, istersem de  başka bir işimi bitiririm. 

      Bu açıdan bakınca otuzlu yaşlara iyi ki diyorum :)) Yirmili yaşların o çevreye duyarlı, bir kulağın tamamen dış dünyayı algıladığı zamanlar iyi değildi. Şimdi hem çıtırsın hem de kolay kolay kırılmıyorsun :) 


Queen - Another One Bites The Dust

Yorumlar

  1. Öyle şey mi olur ya, hem sen öğrenciyle ilişki kuracaksın dinleyeceksin tarafsız kalacaksın hem de sonra disiplin kurulunda ceza vereceksin. Öğrenci bir daha anlatır mı, gelir mi sana??? Ne saçmalık bu. İyi yapmışsın gardını almakla yeter ya mesleğimizi bize mi öğretecekler?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ceza verme kısmında yer almayacakmışım ama orada bulunacakmışım öğrenci kendisini daha rahat ifade edebilsin diye. 18 Yaşından küçükler diye. İlk duyduğunda kulağa tamamen öğrenci yanlısı ve doğru gibi gelebilir ama disiplin kurulunda soruşturma aşamasında yer aldığında, sessiz kalsan dert konuşup müdahale etsen ayrı dert. Kaldı ki öğrencinin bana olan güvenini sarsabilir. Ben zaten öğrenciyle ayrı olarak görüşüp dinlemişim. Hem öğrencinin bana anlattığı ifadelere hem de yaptığım çalışmalara yer vermişim raporuma. Okul dışından polis gelse öğrenci ifadesini gerektirecek bir durum olsa öğrencinin yanında tabii ki olurum ama bu öyle bir durum değil ki... Gerçekten işimizi yapmak için verdiğimiz savaşlar bitmiyor Ceren. Bazen işimi yapma kısmına gelene kadar insanlara yönetmeliği ve sınırları anlatma kısmında daha çok yoruluyorum ve bu çok sinir bozucu.

      Sil
  2. Bazen kendini ifade etmek ama sadece ifade etmek o kadar iyi geliyor ki. Sadece söylemek bile rahatlatıyor. Ve evet yıllar geçtikçe iş yerlerinde üzerimizdeki yük aslında bizim mi yoksa her şey mi bizim diye sorgulamaya başlıyoruz.. Benimde meslekte 15. yılım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de kendimi ifade edebildiğimde ya da derdimi anlatabildiğimde çok rahatlıyorum. Bu durum bana, kendime karşı görevimi yerine getirmişim gibi bir hissiyat veriyor. Günün sonunda söylemedim diye kendime kızacağıma, söyleyeyim de gerekirse başkasının öfkesiyle baş edeyim diyorum :) 10. yılda diyebiliyorum artık diyeyim :)) Tecrübe kesinlikle başka bir şey :)

      Sil
  3. 10. yılda sanırım bazı şeyleri daha net görebiliyorsundur Merveciğim, her şeyi düzeltemez insan, herkese yetişemez. Sen bunu kimseyi kırmadan yapmışsın, çok daha güzel. Bir noktadan sonra neyi yapacağını bilmek kadar neyi yapamayacağını da bilmek güzel bir şey oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım İdil, ne güzel dedin! Bir noktadan sonra neyi yapamayacağını bilmek de çok güzel gerçekten :) Rahatlatan bir kabul duygusu veriyor..:))

      Sil
  4. İş yerinde sorumluluğu almak zor iş. Bunu ben her zaman yapıyorum bazen bu durumdan sıkılıyorum ancak içime bi kere sinmiş bu durum. Sizi o kadar çok iyi anlıyorum ki. Kamuda bu biraz daha kolay olabiliyor, tüm sorumlulukları hafifletmek gibi. Ama özel sektörde maalesef olamıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve zaten özel sektörde biraz hafifletmeye çalışsanız tüm sorumluluklarınızı başınıza üşüşen sırada bekleyen çok kişi oluyor.

      Sil
    2. Sevgili Nergis, kamuda bunu yapabilmek zor hissettirmişken özeldeki durumu ancak tahmin edebilirim. Dilerim huzurlu hissettiğimiz, kortizol seviyemizi yükseltmeyen ortamlarda oluruz :)

      Sil
  5. Ov, örtmenim on sene sonra gelen özgürlük bonusu mu bu? HAHAHA çok hoş!
    Queen demek, yalnız şarkının post'a uyumu da güzel, dinlemeyeli bayağı oldu, omuzlarımı sallayarak yorum yazmak hoş ahah. 30'ların en güzel tarafı bu tabii ki, çıtırsın ancak gerektiğinde masaya da yumruğu koyuyorsun ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elf gözlerim beni yanıltmamış, Alp geri dönmüş :)) Hahahha bu yazıyı yazarken spotify çalma listemde rastgele çıktı bu şarkı. Ve sonra ben de şarkıyla postun uyumuna çok şaşırdım 😅 Ay valla bilmiyorum neyin etkisi, 40'ımda yakar geçerim 💁‍♀️😆

      Sil
    2. Elf gözleri! ;) sevdim bunu. 40'ına gelmeden de yakarsın Merve, var o potansiyel ;)

      Sil
    3. Hihihihi aldım gazımı ben tamam 🤣💃💃

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Başka Bir Yerden Başlamak

Kahvaltı Sevenler Kulübü

Bağ Meselesi