Bağ Meselesi
Sıcak havalar geri mi geldi arkadaşlar? "Neden uyuyamıyorum ben ya? " diye yatakta dönüp dururken kendimi burada buldum. İyi de oldu aslında :))
Son günlerde bağlar üzerine düşünüyorum ve bunu sizinle de paylaşmak istedim. Yani size de ilginç geliyor mu bu konu? Bir bağın kurulması için bazen o kişiyi yüz yüze görmeye bile gerek kalmaması... Ya da yıllar geçse, hiç görüşülmese bile o kişiye karşı hislerimizin hâlâ dumanı üstünde tüten bir ekmek gibi taze kalabilmesi...
Çok sevdiğim arkadaşlarımdan bir tanesi internetten biriyle tanıştı. (Bilimsel araştırma forumundan tanıştılar arkadaşlar, date şeysinden değil hahahaha :)) İki aya yakın konuştular, birbirleriyle arkadaşlığın ötesinde esprili, özel ve de güzel bir bağ kurdular. Çocuk yurt dışında olduğu için henüz yüz yüze buluşamadan puf oldu. Bir anda iletişimi kesti, (ghostlamak deniyormuş buna) arkadaşımın mesajlarına -nedensiz bir şekilde- önce kısa ve soğuk bir iki cevap yazıp ardından hiçbir cevap yazmamaya başladı.
Ay kızın halini sormayın! Benim mantıklı ve de güçlü arkadaşım bildiğiniz acı çekiyor. Uzun süreli ciddi ilişkisinden ayrıldığında bu kadar yıpranmadı bu kız ama kurduğu bağ onu ne kadar mutlu ve de iyi hissettirmişse artık bu bağın birden bıçak gibi kesilmesine bir mana veremedi. Belki biraz da bu manasızlık denizinde canı yanıyor. (Ghostlayan insanların derdi ne ya gerçekten? Beddua edesim var çok pis :))
Öte yandan toplantılar vasıtasıyla yeni biriyle tanıştım. Normalde konuşkan bir kadın değilmiş ama bir oturuşta hayat hikayesini anlattı bana. :)) İki evlilik yapmış ve ilk eşiyle arasındaki koşulsuz sevgi ve destek bağından bahsetti. Çocuk sayılabilecek bir yaşta tanışıp, uzun süren bir sevgililik dönemi sonrası evlenmişler. Birbirlerine duydukları sevgi evliliği yürütmeye yetmeyince ayrılmışlar ama dostlukları devam etmiş. Hayatlarında duygusal bir çıkmaza girdiklerinde halen birbirleriyle konuşup dertleşirlermiş. "Karşılığında bir şey beklemeden insanlara yardım eden, altın gibi biri olabildiği ve beni de insanca sevdiği için çok başkadır." dedi ilk eşi için.
Türkiye'de böyle ayrılık örneklerini duymak da harika geldi, ne yalan söyleyeyim.
İşte o yüzden son günlerde aklımı en çok kurcalayan şey şu: Bir bağı oluşturan şey birlikte geçirilen zaman mı? Yoksa o ilişkide kendimizi ne kadar görülmüş, anlaşılmış ve güvende hissettiğimiz mi?
Bir tarafta iki ay içinde insanın canını bu kadar yakabilecek kadar güçlü bir bağ kurulabiliyor. Öbür tarafta ise yıllar süren bir ilişki bitmesine rağmen sevgi, saygı ve güven baki kalabiliyor.
Neyse, ben yine gecenin bir vakti düşüncelere dalmış durumdayım :)) Siz ne dersiniz? Sizin insanlarla kurduğunuz bağın gücünü sizce neler belirliyor? :)

lactium var uyku için, bitkisel bişi :) bağ kurmak zor :) ama bluetooth ile olabilir :)
YanıtlaSilBana lazım öyle şeyler ya :) Gerçi kızım geç uyuyunca kendi kendimle kalmak istiyorum biraz. Uyku saatini kaçırıyor da olabilirim :)
SilBu tip ghostlama ile biten ilişkilerde genellikle yanlış anlamalar oluyor, bir taraf romantik ilişki yaşadığını sanarken öbür taraf gayet sohbet muhabbet arkadaşlığı kurduğunu sanabiliyor.. Zor tabii ama özellikle yeni nesilde bu ghostlama çok var ve normalleştirmiş haldeler. Çok fazla insan var neeeext diyorlar sanırım :)
YanıtlaSilValla bence zaman hiç önemli değil bazen 5dakika yeterli bir insanı tanımak için, bazen önür yetmiyor.. Ben güven ve samimiyete önem veriyorum karşılıklı.. Bir de mizah çok önemli, mizahımız uyuşmuyorsa (benimki gayet kara tür) mümkün değil yürümüyor dostluklar.. ;)
Çok haklısın Ceren, şimdi maalesef bunu yapan çok kişi var ve anlam arayan insanlar için zor bir dönem. :) Ben de sana katılıyorum, özellikle de kara mizah konusunda :))))
Silçocuk yurtdışında ya hani arkadaşında yurtdışına gitme hayalleri kurmuştur o yüzden üzülmüştür bu şekilde annabellcim :)
YanıtlaSilAy aslında arkadaşım tam tersine çok fazla yerine, evine bağlı bir insan. :)) Evini değiştirirken bile üzülüp uzun süre alışamıyor yenisine, değil ki ülke değiştirsin :)) Ama evet bu şekilde düşünüp ilişki kuran insanlar da az değil Velvet'cim:)
SilNormalde konuşkan bir kadın değilmiş ama bir oturuşta hayat hikayesini anlattı bana. :)) Konuşkan değilim diyenden korkacaksın :)
YanıtlaSilHahaha bence de :))
SilKişilerle ilgili ya, kişiler birbirine değer veriyorsa o bağ olur, bakmazlarsa da araya dağ girer işte :) Ve evet çok sıcaaak :(
YanıtlaSilHer ilişki emek istiyor gerçekten de canım İlkay :)
SilAltın gibi olduğunu düşünen kişi o insanla evliliği sürdürememiş, çok saçma. Madem altın kalpli biri olduğunu gördün git tekrar evlen. Sen de sürekli dert dinliyorsun be Annbell :)
YanıtlaSilÇok haklı bir cümle bu İdil ya ve bazen ben de sorguluyorum. Sanırım benim de insana dair bir merakım var, hikayeleri de seviyorum ama bazen aşırı yüklenme oluyor. Bunu dengelemek gerek. :))
SilZaman bence pek belirleyici bir unsur değil. Ama sonrasında bir bağdan söz edebilmek isteniyorsa da ona imkân ve olur veren olmazsa olmaz unsur. Yani bağı güzel kılabilecek fırsatları ortaya koymanın bileşeni :)
YanıtlaSilAma bana sorarsan Annabel, bağı bağ yapan iki tarafında onu ucundan tutması :) Bu bazen düşünmek ile bazen güzel hisler ile bazen anlaşılmak ile bazen de sevgiyle olur. İki tarafta bunu sahipleniyorsa işte o zaman o bağ oluyor. Bir taraf bağın ucunu bırakınca da ghostlama meydana geliyor.🥲
Ama o ghostlayanlara benim de çok şeyler söyleyesim var da neyse şimdi :))
Mustafa ne güzel dedin :) Evet iki tarafın da olabildiğince bir tarafından tutması şart. Sadece bir tarafın bağı sahiplenip, diğerinin sürekli talep etmesi başka bir şeye dönüştürüyor ilişkiyi ve iyi bir yere varmıyor.
Silbağı kuran da yok eden de beklentiler..
YanıtlaSilBirini olduğu haliyle tanıyıp öyle sevebilmek çok gerçekçi ve sağlıklı olabilirdi...
Sil